Yarım Porsiyon Lütfen.. ( Benal Büyükgebiz - Takviye ) .

Benal Büyükgebiz ( Takviye )

178 Views

0

(0) Reviews

        

Obezite Salgını

Tüm dünyada yaygın bir salgın hastalık halini alan obezite artık günümüzde sadece gelişmiş toplumların değil gelişmekte olan ülkelerin de sorunu hatta halk sağlığı sorunu… İş buraya kadar vardı. Genellikle salgın hastalık denince bulaşıcı hastalıklar akla gelir. Çünkü bulaşıcı hastalıklar salgın halinde görülürler. Yani kısa zamanda çok sayıda insanı etkilerler. Oysa ki obezite bulaşıcı bir hastalık değil. Etkeni mikroplar değil… Ama artık günümüzde obezite salgınından söz ediyoruz. Ve çok ilginç bir durum bu. Çünkü etkeni mikroplar olmayan bir salgından bahsediyoruz. Ve obezite her geçen gün hızla artıyor.

Biz toplum olarak tombul bebekleri severiz. Hatta bırakın bebekleri tombul olmasa da balık etinde kadınları da severiz. Ama artık tombul bebekler karşısında benim içim sızlıyor. Yıllardır bebekleri-çocukları besleyip büyütmeye çalışıyorum. Şimdi beslensinler ama şişmanlamasınlar istiyorum. Yani kısaca onlar için en sağlıklı, en doğru olanı istiyorum. Hepimiz için geçerli bir durum bu. Beslenelim ama şişmanlamayalım.

Şişmanlamayalım çünkü şişmanlık veya obezite tedavisi her yaşta zor bir hastalık. Çocuk için de zor, erişkin için de zor. Her hastalıkta olduğu gibi obezitede de koruma tedaviden daha kıymetli. Obeziteden korunmak için bilinçli olmak ve tedbir almak gerekiyor. Obeziteyi kolaylaştıran veya geliştiren koşullardan sakınmakla mümkün.

Biliyorsunuz obez olmadan kısa bir süre obezite öncesi dönemden geçiyoruz. Yani bir anda obez oluvermiyoruz. Bizim dilimizdeki karşılığı ile “gürbüz” oluyoruz obez olmadan önce… İşte obezitenin önlenmesi ve görülme sıklığının azaltılması için hedef kitle bu gürbüzler. Onların işi daha kolay… Gürbüz olan eğer çocuksa aynı kiloda kalması, kilo almaması bile çok önemli onun için. Boyu uzayacağı için boyuna göre kilosu bir süre sonra normalleşecek nasıl olsa… Hem de önüne erişilebilir bir hedef koymuş olduğu için bu hedefe ulaşmak daha kolay onun için. Hedefi gerçekleştirince de kendisini daha mutlu hissedecek, başarmış olmak onda özgüven oluşturacak. Ayrıca bu hedef kitlenin kilo vermek istendiğinde de daha yüksek oranda başarılı olma ihtimali var. Normalleşmek için 20-30 kilo yerine 3-5 kilo verse yetecek. Peki ama nasıl?

Önce daha az yemeyi bilmemiz gerekiyor. Beslenecek kadar yemeyi öğreneceğiz. Ama önce porsiyonlarımızı azaltmamız şart… Tüm dünyada porsiyonların büyüdüğü bir gerçek. Hem porsiyonları büyütüyoruz hem de zayıflama ve kilo almama umutları taşıyoruz. Mümkün mü bu? Alımı azaltmadan aynı kiloyu korumak ve kilo vermek çok da olası değil. Aslında olası. Ama çok zor… Bunun için çok daha hareketli çok daha aktif olmalıyız. Olmalıyız ki aldığımız enerjiyi kullanalım ve vücudumuzda yağ dokusu olarak biriktirmeyelim. O halde zor olanı değil de kolay olanı tercih edelim. Porsiyon miktarlarımızı hem kendimiz hem de çocuklarımız için azaltalım.

Bununla birlikte bizi hareketsiz kılan her türlü eylemsizliği de reddedelim. Daha hareketli daha aktif olalım. Hareketli olmak için her fırsatı değerlendirelim. Asansör kullanmayalım. Daha çok yürüyelim. Daha az TV seyredelim. Tüm gecemizi dizileri izlemek için ziyan etmeyelim. Bilgisayar karşısında daha az vakit geçirelim. Beynimiz tembelleşmesin, biz de tembelleşmeyelim. Ayrıca elimiz hiç boş durmuyor ekran karşısında iken. Atıştırıyoruz sürekli… İyi değil… Uzun süre TV seyretmeyelim, seyrederken yemeyelim.

Ama ille de şu porsiyonlarımızı azaltalım… Bundan sonra yarım porsiyon lütfen…