Otizmin tek ilacı eğitim .

Eğitim

10 Views

        

ÖZLEM KONUR USTA

2017 verilerine göre otizm 58 çocukta bir görülüyor. Otizmli çocukların yalnızca yüzde 5’i eğitim olanağına erişebiliyor. Otizm Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Tolga Gökçe, ‘Bu çocukların iş, uğraş edindirme eğitiminden geçmesi gerekiyor. Özel eğitim alanında eğitim veren bölümlerin sayısı artırılmalı’ diye konuştu.

Türkiye’de 1 milyon 350 bine yakın otizmli birey var. Bunların 360 bininin 0-18 yaş aralığında olduğu tahmin ediliyor. Otizmli bireylere yönelik yeterli çalışma olmadığı için sayılar çok net değil. Otizm Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Tolga Gökçe, üç sivil toplum örgütünde otizmle ilgili mücadele yürütüyor. İki çocuk babası Gökçe’nin küçük kızı, 13 yaşındaki Ceren’i otizmli. Otizmli bireylerin ilerleyebilmesinin tek yolu eğitim. Eğitim almak ise ayrı bir mücadele gerektiriyor. Tolga Gökçe, hem kendi yaşadıklarını hem de otizmli çocukların eğitim sürecini anlattı.

■ Türkiye’de eğitim çağında otizmli kaç çocuk var?

Ceren%20G%C3%B6k%C3%A7e
Ceren Gökçe

Devletimiz böyle bir çalışma henüz yürütmedi. Bu yüzden sadece sivil toplum örgütlerinin çalışmaları var. Türkiye’de 0-18 yaş aralığında 360 bin otizmli birey var. Bunların 17 bini eğitim alabiliyor. Otizmli çocukların yalnızca yüzde 5’i eğitime erişebiliyor. Otizm, diyabet ve kanserden daha hızlı yayılıyor. ABD’de daha önce yapılan araştırmalar 68 çocuktan birinin otizmli olduğunu gösteriyordu. 2017 verilerine göre her 58 çocukta bir rastlanıyor. Her 20 dakikada bir ve yılda 20 bin otizmli bebek dünyaya geliyor. Bundan beş yıl sonra otizmli birey sayısı çok daha fazla olacak.

PARALI EĞİTİME MAHKUM

■ Eğitim oranı neden düşük?

Devlet politikası haline gelmediği için otizmli çocuklar eğitime erişemiyor. Bu çocukların özel eğitime ihtiyacı var. Özel eğitim alanında yeterince öğretmen yetişmiyor. Diğer branş öğretmenleri otizmli çocuklarla baş edemiyor. Sonuçta kolay yolu seçip kendinize başka bir yol bulun deniyor. Çocuklar, eğitimden uzaklaşıyor. Oysa anayasamıza göre her bireyin eğitim alma hakkı var. Ama otizmli çocuklar eğitim alamıyor. Türkiye’de üniversiteyi bitirebilen otizmli sayısı bir elin parmağını geçmez. İstihdam edilen birey sayısı da çok azdır.

■ Sistem nasıl işliyor?

Reklamdan sonra devam ediyor

Otizm%20Dernekleri%20Federasyonu%20Ba%C5%9Fkan%20Yard%C4%B1mc%C4%B1s%C4%B1%20Tolga%20G%C3%B6k%C3%A7e%E2%80%99nin%2013%20ya%C5%9F%C4%B1ndaki%20Ceren%E2%80%99i%20otizmli.%20
Otizm Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Tolga Gökçe’nin 13 yaşındaki Ceren’i otizmli.

Çocuğunuzun tanısını aldırabildiyseniz, MEB’in Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine (RAM) yönlendiriliyorsunuz. Orada özel eğitim öğretmenleri tarafından eğitimsel değerlendirme testi yapılıyor. Uygun görüldüğünde MEB’e bağlı özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitime başlıyor. Ancak devlet 40’ar dakikadan haftada iki ders saatinin ödemesini yapıyor. Düşünün, normal gelişim gösteren çocuklar ilkokuldan itibaren beş gün ve en az altışar saat eğitim alırken, otizmli çocuklar haftada iki saatle yetinmek durumunda. Üstelik de buralarda özel eğitim öğretmenleri değil kısa dönem sertifika almış atanmayan başka branş öğretmenleri eğitim veriyor. Çocuk, 18 yaşına kadar çok da fazla kazanım elde edemeden buralarda haftada iki ders saati eğitim alıyor. Bir de eğer RAM’lar uygun görürse grup terapi adı altında ayda dört saat daha eğitim alabiliyor.

Tolga%20G%C3%B6k%C3%A7e%E2%80%99nin%20e%C5%9Fi%20Arzu%20G%C3%B6k%C3%A7e%20de%20T%C3%BCrkiye%20Otistiklere%20Destek%20Vakf%C4%B1%20Ba%C5%9Fkan%C4%B1.
Tolga Gökçe’nin eşi Arzu Gökçe de Türkiye Otistiklere Destek Vakfı Başkanı.

■ Aile, daha fazla eğitim isterse ne oluyor?

Özel rehabilitasyon merkezlerinin ücretleri değişiyor. Ekonomik durumunuza göre, ders saatleri 200 liradan başlıyor. Burada bir ticaret döndüğü için pazarlık usulü 100 liraya kadar düşürebiliyorlar. Devlet bu işe, “Engelliler için rehabilitasyon merkezlerine para ödüyorum. Engellilere maaş veriyorum” diye bakıyor. Ama bu paralar boşa harcanıyor. Çünkü bu eğitimin çocuklara kazandırdığı pek bir şey yok. Bu çocuklar, ilerleyen yaşlarda kullandıkları ilaçlar yüzünden kilo alıyorlar ve yeterli kazanım elde edemedikleri için evlerinde hapis hayatı yaşıyorlar. İlkokula başlama yaşında otomatik olarak kaydı bir okula düşüyor. Aile, ısrarcıysa ve çocuğunu okul çağına kadar ilerletebildiyse RAM’dan örgün eğitimde okuyabilir raporu alıyor. Çocuk böylece, akranlarıyla aynı sınıfta okula devam ediyor. Ancak bu raporun da fiilen çok geçerliliği olmayabiliyor. Çünkü öğretmen, “Ben yetersiz kalıyorum, yapamıyorum” diyebiliyor. Bazen de diğer veliler, “Derste çocuğumun dikkati dağılıyor” diyerek karşınıza çıkıyor. Sonuçta eğitilebilir bir çocuk, okuldaki sorunlar nedeniyle sayılı ilçede bulunan otizmli eğitim merkezlerine ya da özel eğitim alt sınıfına yönlendiriliyor. Bu çocuklar, hiçbir zaman ortaokula, liseye ya da üniversiteye gidemiyor. Özel eğitim alanından olmayan öğretmenler, ücret karşılığında eğitim vermeye çalışıyor.

ÜSTÜN YETENEKLERİ OLABİLİR

■ Otizmli çocukların eğitim sorununu görmezden gelerek neleri kaçırıyoruz?

Otizmli çocuklar, ABD’de uygulamalı davranış analizi sistemiyle, yoğun kesintisiz ve birebir eğitimle çok ilerleyebiliyor ve üniversiteye gidebilecek duruma geliyorlar. Hatta yaşıtlarından yetenek olarak da daha üstün olabiliyorlar. Türkiye’de maalesef bu yöntem uygulanmıyor. Bizim amacımız, çocuğun iki yaşından önce tanılanmasını sağlamak ve hemen eğitimine başlayarak anasınıfına kadar arayı kapatmak. Otizmlilerin ilerlemeleri için dünyada bilenen tek çare eğitim. Kızımız Ceren’in eğitimi için biz de mücadele verdik. Her anlamda maddi manevi yıpratıcı süreçler. Kararlı davrandık ve eğitim yolundan hiç ayrılmadık. Ceren, ortaokul üçüncü sınıfta ve kaynaştırma öğrencisi. Ceren de okuma yazma bildiği, dört işlem yapabildiği, İngilizce konuşabildiği halde okullara alınmadı. Ama hiç peşini bırakmadık.

Reklamdan sonra devam ediyor

‘Benden sonra çocuğuma ne olacak!’

“Otizmli çocuğu olan ailelerin en büyük sorunu kendilerinden sonra yaşanacaklar. ‘Benden sonra çocuğuma ne olacak’ diye soruyorlar. Türkiye’de bu sorunun yanıtı yok. Ülkemizde nitelikli bakım evleri bulunmuyor. Bu çocukların iş, uğraş edindirme eğitiminden geçmesi gerekiyor. Yoksa, otizmli bireyler ilerleyen yıllarda devletin üzerinde ciddi bir yük olacaklar. Devlet, belli yasalar çerçevesinde bireylere ve ailelerine aylık ücret ödüyor. Bu miktar giderek artacak. Bu alanda eğitim nitelikli hale gelmeli. Özel eğitim alanında eğitim veren bölüm sayısı çoğalmalı. Özel eğitim öğretmenlerinin maaşları artırılmalı ve bu bölüm cazip hale getirilmeli. Yoksa, bu alandan olmayan kişiler, engelli çocukların eğitiminden rant elde ediyor.”

Eylem planında ilerleme yok

“Aileler, 11 yıl önce Otizm Platformu’nu kurdular. Yaşadıkları bütün sorunları göz önünde bulundurarak Otizm Eylem Planı’nı oluşturdular. 72 madde altı başlıktan oluşan kapsamlı planı 2006 yılında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na verdiler. Bu plan, 2016 yılında resmen kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlandı. Plan üç yıllık uygulama süresi ile verilmişti. İki yılı geride kaldı. Sözler verildiği halde, birçok maddede ilerleme sağlanamadı. Alanda çalışan bütün sivil toplum örgütleri olarak iki yıl önce Türkiye Otizm Meclisi’ni kurduk. Amacımız, planın hızlıca hayata geçmesini sağlamak. Çünkü seneler geçiyor, çocuklar büyüdüğü gibi sıkıntılar da büyüyor.”

Terk edilen çocuklara destek

“Otizmli hayatınızda olduğu zaman anne ya da baba çalışıyorsa birisinin mutlaka işi bırakması gerekiyor. Uzun yıllar lojistik sektöründe üst düzey yönetici olarak çalıştım. 2010 yılında yoğun olan işlerimi çocuklarıma göre ayarladım. Danışmanlık yapıyorum. Bizler, tamamen gönüllü olarak bu işin içindeyiz. Zaten içine girdiğinizde çıkamıyorsunuz. Eğitim ihtiyacının yakıcılığını bildiğimiz için Acıbadem’de Otizm Destek Eğitim ve Dayanışma Derneği’nde erken tanı almış çocuklara burslu eğitimler veriyoruz. Bu yıl, Kadıköy’deki ve Üsküdar’daki çocuk esirgeme kurumlarında bulunan yedi otizmli çocuğun eğitimini de üstlendik. Otizm nedeniyle terk edilenler var. Haftanın iki günü buraya gelip yoğunlaştırılmış eğitim alıyorlar.”

Anneler yalnızlaşıyor!

“Otizmli ailelerde boşanma oranı yüzde 90’larda. Babalar genelde bu süreci pek kabullenemiyor ve devam ettiremiyorlar. Anneler yalnız kalıyor. Rehabilitasyon merkezine gidenler arasında tek başına kalan anne sayısı çok fazla. Birçoğu engelli maaşı ya da evde bakıp parası ile geçiniyor. Çoğu çalışmıyor, çalışsa da çocuğunu bırakacak kimsesi yok. Otizmli çocukların ebeveynleri kendi ailelerinden de uzaklaşıyor.”