Lojistik Sektöründe İnsan Kaynakları Değerlendirmeleri. ( Atilla Yıldıztekin - Lojistik ) .

En Çok Okunanlar ( A-F )

267 Views

        

Lojistik sektörü, hizmet ana sektörünün içinde değerlendirilmektedir. Hizmet sektörünün parçası olmasından dolayı da emek yoğun bir sektördür. Kara nakliye araçlarında çalışan sürücüleri, depo, antrepo ve dağıtım merkezlerinde çalışan ekipman kullanıcıları, stok alanlarında veya raf aralarında çalışan elleçleme elemanları, paketleme ve etiketleme elemanları ile, bedensel çalışanların çoğunlukta olduğu bir sektördür.

İnsan kaynakları yönetimi sadece işe eleman almak, işten çıkarmak, kayıtlarını tutmak, ücret belirleme çalışmalarına katılmak değildir. Bunlar yıllardır personel müdürlüğü statüsünde yapılan işlerdir. İnsan kaynakları müdürleri, her bir çalışanın bir üretim aracı olduğunun farkına varan, onları daha verimli çalıştıracak planlamaları , eğitimleri, iş organizasyonlarını, gerekirse değiştirilmelerini, diğer çalışanlarla uyum içinde çalışmalarını, çalışmaları sırasında memnuniyet duymalarını sağlayan fabrika müdürleri, orkestra şefleri olmalıdır. Bunun sağlanması da ancak verilen hizmetlerin ve alınan sonuçların ölçülmesi ve karşılaştırılması ile sağlanabilmektedir. Nelerin ölçülmesi gerektiği bir şirket politikasıdır . Vizyon, misyon ve iş hedefleri ile ilişkilidir. Kısa vadeli bütçelerde değil, uzun dönemli hedef çalışmalarında belirlenmesi ve ilgili tüm taraflarca onaylanarak paylaşılması gerekmektedir. Ölçenin neyi ölçeceğini bilmesi kadar, ölçülenin de neyin ölçüleceğini, hatta nasıl değerlendirileceğini bilmesi gerekmektedir. Her ölçüm sadece performans değerlendirmede değil, aynı zamanda iş geliştirmesinde de kullanılmalıdır. Kişisel performans değerlendirmesine yarayan ölçümler işletmenin gelişmesine katkıda bulunmayacaksa yapılmasında bir fayda olmayacaktır.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme ana bilim dalında görev yapan bir arkadaşımın, Sevgili Lale Tüzüner’in. masasının üzerinde gördüğüm doktora tezi ilgimi çekmişti daha önce paylaşmıştım. Tez Türkiye’de 1993-2000 yılları arasında KALDER Ulusal Kalite Ödülüne başvuran göz bebeğimiz 51 işletmeden 49 tanesi ile bire bir yapılan bir araştırmayı kapsamaktaydı. İşletmelerde insan kaynakları yönetiminin faaliyetlerinin değerlendirilmesi konusunda hazırlanmıştı. Bu tezin içinden bazı bilgileri sizlere tekrar lojistik sektöründe kullanılması dileğimle aktarmak istiyorum

IK bölümünce izlenecek kriterler

1- İşe alınacak aday sayısının toplam başvuruya oranı

2- Sunulan iş tekliflerinin adaylarca kabul edilme oranı

3- Çalışanların eleman temin sürecinden memnuniyeti

4- Farklı seçim yöntemlerine göre işe alınanların performansları

5- Boş pozisyonların işletme içinde duyurulması

6- Eğitim pogramlarının maliyetinin ölçülmesi

7- Eğitim sonrası katılımcıların davranış değişiklikleri

8- Eğitim sonrası dış müşteri memnuniyeti

9- Performans değerlendirmesinden elde edilen bilgilerin analizi

10- İş değerleme uygulaması

11- Ücretlerin performansa bağlı olması

12- Piyasa ücret araştırmalarından yararlanma

13- Balance score card uygulaması

14- İnsan kaynaklarına kadar ulaşan şikayetlerin yüzdesi

15- İş kazalarının ölçülmesi

16- Kaza oranlarının kıyaslanması

17- Kayıp iş günü saatinin takibi

18- İşgücü devir oranının ölçülmesi

19- İşgücü devrinin maliyetinin raporlanması

20- Devamsızlık oranı

21- Devamsızlık oranının kıyaslanması

22- Devamsızlık oranının işletmeye maliyeti

23- Verim ölçümlerinin değerlendirilmesi

24- Çalışan isteklerinin yanıtlanma süresi

25- İşten ayrılanların toplan çalışanlara oranı

26- İnsan kaynaklarının denetiminin mevcudiyeti

27- İnsan kaynaklarının programının mevcudiyeti

28- İnsan kaynakları yöneticisinin yönetim kurulunda temsili

Lojistik sektörü olarak bu tip bir araştırmanın üniversitelerin lojistik ile ilgili bölümlerinin de desteği ile yapılacağını umuyorum. Buna benzer çalışmalara yıllardır destek veriyorum ve vermeye devam edeceğimi de iletmek istiyorum. Üniversitelerde kütüphanelerde raflarda kalmış binlerce master ve doktor tezleri var. Bu eserlerin sahipleri bizlere ulaşamıyor. Biz de onları aramıyoruz. Yapılacak şey üniversitelerle daha yakın ilişki kurulması, yapılan tezleri işleri bittikten sonra aramak, okumak değil, tez çalışmaları, hatta konu belirlemesi yapılırken devrede olmaktır. Verilecek olan küçük destekler, ufak yol göstermeler elde edilecek sonuçların sektör yararına kullanılmasını sağlayacak ve araştırmacıları sektörümüze, bizleri de onlara yakınlaştıracaktır.

Doktor tezleri genellikle kapağını açarken içinde anlayamayacağımız konular, terimler hatta formüller bulacağımızı beklediğimiz çalışmalardır. Elbette bir tezi okuyunca onu yaratanlar kadar anlamamız beklenmemelidir. Tezin konusuna ilginiz varsa, işlerinizde uygulayacağınızı ve kullanabileceğinizi hissederseniz, okurken sıkılmayacağınıza inanıyorum. Bir tezi bir roman okurken alacağınız zevkle okuyacağınıza, kendinize yararlı pek çok konuyu bulacağınıza, pratikte uyguladığınız bir çok konunun teorisini bulmaktan memnun olacağınıza inanıyorum. Önemli olan hangi konu sizin konunuz bunu belirleyin. Sonra da o konuda hazırlanmış tezleri internet üzerinden veya üniversitelerin kütüphanelerinden araştırın, temin edin, kapağını açın ve 1. sayfadan okumaya başlayın. Son sayfanın çok çabuk geleceğini göreceksiniz.

Atilla Yıldıztekin

0 532 215 6818

atilla@yildiztekin.com