Lojistik kimin görevidir? ( Atilla Yıldıztekin - Lojistik ) .

Atilla Yıldıztekin ( Lojistik )

216 Views

        

“Lojistik müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, ham maddenin başlangıç noktasından, ürünün tüketildiği son noktaya kadar olan tedarik zinciri içindeki malzemelerin, servis hizmetlerinin ve bilgi akışının etkili ve verimli bir şekilde, her iki yöne doğru hareketinin ve depolanmasının, planlanması, uygulanması ve kontrol edilmesidir”. CLM tarafından belirlenen tüm Dünyada kullanılmasını bekledikleri bu tanım kendi içinde lojistik hizmetlerin nasıl verileceğinin de açıklamasını kapsamaktadır. Uzun yıllar günün şartlarına göre kullanılan Lojistik kelimesi, geçmişte üreticiler veya ticari kuruluşlar gibi hizmet alıcıların kullanmış olduğu bir tanım halinde iken, bugün daha çok hizmet verenlerin yani 3PL’lerin çalışmalarını esas olmaktadır. Tanımı detaylı olarak incelersek ilk bölümde belirtilen “ müşteri ihtiyaçlarının karşılanması “ açıklamasında müşteri olarak kastedilen üreticiler veya ticari kuruluşlardır. Bir üretici veya ticari kuruluş için temel hedef müşteri ihtiyaçlarının karşılanmasından önce pazar payının arttırılması, en azından korunması, karlılığın sağlanması olmalıdır. Bu nedenle tanımda kullanılan “müşteri ihtiyacının karşılaması“ kısmı son kullanıcıyı yani tüketiciyi ifade etmez. Müşteri kelimesi ile kendi işlerinde, lojistik hizmetleri kendi kendilerine yerine getiren üretici veya ticari kuruluşlar anlatılmaktadır. “İhtiyaç” kelimesi ise yine tanımın içinde belirtilmiştir. Her şey mal hareketi ile başlamaktadır. Hammaddenin ürüne dönme süreci olan tedarik zinciri içinde malın hareketi temel ihtiyaçtır. Mal hareket ederken de bu hareketin servis hizmetleri ile desteklenmesi ve bu hareketin bilgisinin de kayıt edilmez üzere temin edilmesi zorunludur. “İhtiyaç” budur. Hareket ettirmek, hareket sırasında ihtiyaç duyulacak servis hizmetlerini sağlamak ve bunları on-line bir sistemde bilgisini kayıt altına almak üreticilerin veya ticari kuruluşların temel işi (core business) değildir. Bu nedenle de tanım sadece 3PL kuruluşları kapsamaktadır. Tanımda önemli bir konu da hammaddeden başlamasıdır. Bir üretici kuruluş için gereken şey üretimine girdi olan malzemelerdir. Bu malzemelerin ihtiyaç anında üretime teslim edilmesi önemlidir. Üretici kuruluşlar üretim girdilerini mümkün olduğu kadar az sayıda parçadan oluşan bir yapıda almak isterler. Bu da üretimi kolay olan yarı mamul haline gelmiş, hatta bazı montajları dışarıda yapılmış, birleştirilmiş parçaları takip etmek demektir. Üreticiler için bitmiş ürünün en kısa zamanda tezgahlarından veya fabrikalarından alınması zorunludur. Yer kaplaması, stok yükü getirmesi, koruma zorluğu, finansman yükü gibi nedenlerle bir an önce son kullanıcıya ulaşması ve bedelinin tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu yapı ticari kuruluşlar için de geçerlidir. Onlar da hammadde ile yarı mamulle ilgilenmeden ellerinde diledikleri zaman satacakları kadar ambalajlı ürün bulundurmak isterler. Minimum stokla çalışıp en hızlı şekilde satış ve tahsilat temel endişeleridir. Lojistiğin tanımında belirtilen “ tüketildiği ana kadar ” sözü kritik bir konudur. Lojistik ürünün son kullanıcıya satışı ile bitmemektedir. Satış anında teslim işlemleri, çalıştırılması, kullanım sırasında servis ve yedek parça ihtiyaçları karşılanmak zorundadır. Zaman zaman ürünün kullanıcı ve servis arasında hareketi, kulanım ömrü bitince de geri dönüşünü sağlamak için kullanıcıdan alınması da tedarik zincirinin dışa çıkan parçalarıdır. Bu nedenle lojistik servis veren kuruluşların çalışma alanı içine girmektedir. “Mal hareketinin etkili ve verimli bir şekilde” işleme tabi tutulması da tanımın içinde belirtilmiştir. Hareketin etkili ve verimli bir şekilde sağlanması ancak hareketle ilgili bilgiye, ekipmana, araçlara sahip kuruluşlarca sağlanabilmektedir. Üreticiler veya ticari kuruluşlar kendi lojistik hizmetlerini yerine getirmek için depolama alanı, nakliye araçları, ekipmanlar kullanmak zorundadırlar. Her kuruluş sadece kendi ihtiyacı için kullanmakta ve zaman içinde yıllık, aylık, haftalık hatta günlük kapasite değişikliklerinden etkilenmektedir. Bu da operasyonun etkisini azaltan, verimini düşüren bir olgudur. Ölçeklerin küçük olduğu işlemlerde verim sağlanması mümkün değildir. Bu nedenle “etkili ve verimli” kelimeleri işleri lojistik servis hizmeti vermek olan ve yatırımları birden fazla kuruluşun ihtiyacını karşılayabilecek kadar büyük olan kuruluşlarla ilgilidir. Tedarik zincirleri sayısının artması ölçekleri büyütmekte ve verimi arttırmaktadır. Bu nedenle CLM tanımı 3PL kuruluşları ifade etmektedir. Geçen yıl lojistik tanımın içine giren “iki yöne doğru hareket” sözü de önemli bir noktadır. İki yöne hareket yanlış sevkıyatların, günü geçmekte olan ürünlerin, boş depozitolu kapların, ticari iadelerin yarattığı bir ihtiyaçtır. Üretici ve ticari kuruluşlar için iş planlarının dışındadır. Buna karşılık lojistik sektörü için geri dönüş yükü en büyük sinerji kaynağıdır. Her noktada temin edilmesi gerekir Tanımın son kısmı olan hareketinin “depolanmasının, planlanmasının, uygulanmasının ve kontrol edilmesinin” ise 3PL firmalarının işi oluğu belirlenmiştir zaten. Üretici ve ticari kuruluşların kendi özel işlerinin yanına bu işleri de ilave etmeleri gereksizdir. Bu işler geliştirilmesi gereken, yatırım yapılması gereken işlerdir. Tüm bu nedenler bize lojistiğin artık üretici ve ticari kuruluşların yapacakları bir iş olmadığını göstermektedir. 3PL kuruluşlar bu nedenle kurulmuş ve lojistik sektörünün gelişmesi ile ilgili çalışmaktadırlar. Hedef eski yapılan işleri aynı şekilde yapmak tani basit outsource değildir. Hedef ölçek büyütmelerle, kapasite artırımıyla, coğrafi yayılımla, düzgün planlamayla, mal ve hizmet konsolidasyonuyla, optimizasyon çalışmalarıyla artı değer yaratmaktır. Bu artı değerin paylaşımı hem lojistik sektörünün hem de hizmet verdimiz sektörlerin gelişmesine olanak sağlayacaktır.