Çünkü Biz Şayak Kalpaklı Sarışın Bir Kurdun Çocuklarıyız - IV - ABD “Son” Yüzyılına Uğurlanırken - 3 - Büyük Ortadoğu Projesi: ABD’nin “Son” Yüzyılında “Son” Haçlı Seferi - Emin Sami Arısoy .

Emin Sami Arısoy (Çünkü Biz Şayak Kalpaklı Sarışın Bir Kurdun Çocuklarıyız)

8 Views

0

(0) Reviews

        

Çünkü Biz

Şayak Kalpaklı

Sarışın Bir Kurdun

Çocuklarıyız

Emin Sami Arısoy

İstanbul: İleri Yayınları, 2009: 1-208

***

IV

ABD “Son” Yüzyılına Uğurlanırken

3

Büyük Ortadoğu Projesi: ABD’nin “Son” Yüzyılında “Son” Haçlı Seferi

‘Batı’ için önemli tek şey vardır; çıkarlar... Bir zamanlar Batı, çeşitli Avrupa devletleri demekti; Büyük Britanya İmparatorluğu, Fransa, İspanya, Portekiz demekti. Bugünse Batı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) demek, ABD’nin dümen suyunda gittiği sürece Avrupa Birliği (AB) ülkeleri demek.

Batı’nın dünyayı sömürgeleştirme hareketi on üçüncü yüzyılda başladı, aynı hızla sürüyor. İnsanlık tarihi, Haçlı Seferleri de içinde olmak üzere, Batı’nın insanlığa armağan ettiği, kan, gözyaşı, yıkım, talan, ölüm, sömürü, vahşetle taçlanan sayısız savaşla doludur.

Ama dünya değişti, değişiyor, uluslar uyandı, uyanıyor. ‘Hasta adam’, yüzyıllara yayılan bir Batı oyunuyla ortadan kaldırılırken beklenmedik bir şey oldu: Anadolu’da, şayak kalpaklı sarışın bir kurdun ardına takılan Türk Ulusu, ‘istiklâl-i tam’ ülküsüyle, ölümüne bir ‘kutsal savaş’a, İstiklâl Harbi’ne girişti ve dünyanın mazlum milletlerine emperyalizmin alt edilebileceğini gösterdi, yerkürenin birçok yerindeki bağımsızlık savaşlarının meşalelerini tutuşturdu. Batı’nın ezberi bozuldu.

Artık, uyanan, bilinçlenen, emperyalizmin oyunlarını gören ulusların dünyasında, açıktan saldırı, açıktan sömürü, açıktan talan o kadar kolay değil. Ayrıca, ezilen, sömürülen ulusların uyanışı yanı sıra, Batı ülkelerinin, insanlığından utanan ulusları da, hükümetlerinin ‘açıktan emperyalizm’ uygulamaları için engel oluşturuyor.

O nedenle, ‘Batı’ bugün, kendi çıkarları için el konulması gereken topraklara ‘özgürlük, insan hakları, demokrasi’ bayraklarıyla giriyor. ABD’nin çıkarları, gelip Irak petrolüne el koymasını gerektiriyordu. ABD, bütünüyle uydurma olduğu sonradan ABD yetkililerince de doğrulanan gerekçeler ve bu bayraklarla geldi ve Irak’a el koydu.

Sonuçta, Batı’nın dünyayı sömürme, sömürgeleştirme saldırısı sürüyor, yalnızca yıllar, yüzyıllar içinde oyuncular değişiyor. Bir zamanlar Doğu’nun mazlum milletlerini sömürmek için Haçlı sürüleri çıkardı yola, bugün dünyanın ‘küreselleşme’si oyununda, ‘uygarlıklar buluşması’nda başoyuncu ABD. Sonuçta, artık Türkiye Cumhuriyeti’nin nur topu gibi, ‘şiir gibi’ bir komşusu var…

Ama, Irak’a el koymak yetmiyor ABD’ye. Çünkü, enerji gereksinimini sağlama alamazsa bu yüzyıl ABD için zorlu bir yüzyıl olacak. O nedenle, ABD’nin ‘özgürlük, insan hakları, demokrasi’ getirilmiş Irak’ın yanında, ‘özgürlük, insan hakları, demokrasi’ getirilmiş daha büyük bir Ortadoğu’ya gereksinimi var. ABD, Suriye, İran, Körfez, Arap Yarımadası, Libya petrollerini bütünüyle ele geçirmek, Asya’nın doğal gaz kaynaklarını denetim altına almak istiyor.

Geniş bir coğrafyaya ‘özgürlük, insan hakları, demokrasi’ bayrakları dikilmesinin yoluysa, Ortadoğu’nun Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı verilerek yeniden biçimlendirilmesinden geçiyor.

BOP için, gelip Irak’a yerleşen ABD ve Nazi kamplarında öğrendiği her şeyi Filistin, Lübnan ve diğer bölge ülkelerinin insanlarına uygulamaya çalışan İsrail yetmiyor. BOP için, ABD, elinin maşası olarak Türkiye’yi de istiyor. Bir yandan PKK’ya arka çıkarak Kuzey Irak’a girişini engellediği, bir yandan Gürcistan, Ermenistan, ‘Kürdistan’, İsrail ekseni oluşturarak Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile bağlantısını koparmaya çalıştığı, bir yandan Lübnan’ı Hizbullah’tan arındırma görevi vererek Ortadoğu bataklığına çekmeye çalıştığı Türkiye’yi…

Türkiye’deki, dindar görünerek oy alıp din ticaretiyle küp dolduran, İslam adına çıktığı yolda ‘İsrail seninle gurur duyuyor’ noktasına gelen, özetle Tanrı’yı bile kandıran iktidarın ABD ile aynı çuvala girmesi elbette ABD için bir ahlak sorunu değil, ama Türkiye için sorun. ABD dünyanın yüreği sayılan buralardaki her şeyi istiyor. Türkiye’deki şeriatçı iktidar, ABD’nin istediklerini yapmazsa iktidar olarak kalamayacağını biliyor ve iktidar olarak kalmak istiyor. ABD, bölgedeki ateşi karıştırırken maşa olarak Türkiye’yi istiyor. Özetle, ABD bizi ‘istiyor’…

BOP’un ne olacağı, ‘Büyük Ortadoğu’ya ne getireceği bilinmez bir şey değil. ABD, daha önce başka yerlerde ve Irak’ta ‘özgürlük, insan hakları, demokrasi’ adına ne yapmışsa, ‘Büyük Ortadoğu’da da onu yapacak…

O nedenle, BOP yeni Vietnamlar, yeni Iraklar demek, yüz binlerce yeni ölü, yeni yaralı, sakat, kimsesiz, aç, yoksul, öksüz, yetim, zavallı insan demek, savaş suçlularına dönüşmüş ABD paralı askerleri tarafından masum sivillerin, bebeklerin, kadınların, çocukların öldürülmesi, tecavüzler, kömürleşmiş cesetler, tutsaklara yapılan korkunç işkenceler, insanların camilere doldurularak yakılması demek…

Irak’ın ABD tarafından, Birleşmiş Milletler’in izni ve onayı olmaksızın, kendi Kongresi’nin bile izni olmayan bir harekatla işgalinden bugüne, artık canavarlaşmış ABD askerlerince yüz elli bine yakın Iraklı öldürüldü. On yılı aşkın süredir ahlaksız ve acımasızca sürdürülen yaptırımlar 500 bin Iraklı çocuğun hastalanması, iyileşememesi ve ‘öldürülmesi’ne neden oldu. ABD saldırılarında sivil yerleşim yerleri, okullar, hastaneler, düğün evleri ve çok sayıda silahsız, suçsuz insan hedef alındı ve öldürüldü. Ebu Garih Cezaevi’ndeki insanlık dışı işkenceler, Guantanamo’da çok sayıda insanın yargılanmadan alıkonulması, ülke ülke dolaşan CİA uçakları…

Irak ne ise BOP onun daha çoğu, daha büyüğü, daha acımasızı olacaktır… Irak askerimizin başına geçirilen çuvalken, ABD, BOP’un Türkiye’nin başına geçirilen çuval olmasına çalışacaktır. BOP’un ne getireceği, emekli albaylar eliyle basına aktarılan ABD kaynaklı yarı resmi Büyük Ortadoğu haritalarından bellidir…

BOP, bölgemize yeni bir Haçlı seferidir. Vietnam’daki insanlık suçunu My Lai toplukıyımı, Irak’taki insanlık suçunu Hadisa toplukıyımı ile taçlandıran ABD, şimdi daha geniş bir bölgede yeni insanlık suçlarının peşindedir.

BOP, Türkiye için büyük bir tuzaktır. Türkiye Cumhuriyeti, Ulu Önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretisinden aldığı ışıkla, başındaki ABD ve İsrail işbirlikçisi şeriatçı iktidara karşın, bu tuzağı aşmayı bilecektir. Ancak aynı şeyi ABD için söylemek kolay olmayacaktır. Tanrı’nın yüzlerce yıldır peygamber gönderdiği tek coğrafya olan Ortadoğu, artık Tanrı’nın bile peygamber yollamaktan vazgeçtiği tekinsiz bir coğrafyadır da. Bu nedenle, Batı’nın ezilen ulusları sömürgeleştirme savaşında, ABD’nin son yüzyılında giriştiği bu son Haçlı seferi, tarihte ABD’nin ‘son’ yüzyılında giriştiği ‘son’ Haçlı seferi olarak yerini aldığında şaşmamak gerekecektir…

-*-

Temmuz - Eylül 2006, İLERİ 30. Sayı

-*-

Büyük Ortadoğu Projesi: ABD’nin “Son” Yüzyılında “Son” Haçlı Seferi

(2009: s. 142-146)

-*-

Çünkü Biz

Şayak Kalpaklı

Sarışın Bir Kurdun

Çocuklarıyız

Emin Sami Arısoy

TÜRKSOLU ve İLERİ yazıları

ISBN: 978-9944-109-64-2

İLERİ YAYINLARI

No: 171, Nisan 2009: s.1-208

-*-