Bir meydanın hafızası .

En Çok Okunan OnBlog Haberler

58 Views

0

(0) Reviews

        

[Haber görseli]

Pera Müzesi’nin Galatasaray Lisesi’nin kuruluşunun 150. yılı kapsamında düzenlediği “Mektep Meydan Galatasaray” başlıklı sergi, 25 Kasım’da sona erecek. Galatasaray Lisesi’nin tarihi ve mekânıyla ilişkilenen yapıtları bir araya getiren sergi, 150 yıldır kente mal olan kuruma güncel sanatçıların bakışını yansıtıyor.

Serginin bulunduğu 3’üncü kata adımınızı attığınızda sizi Barış Göktürk’ün “Cumartesi” isimli Cumartesi Anneleri’ni konu edinen eseri karşılıyor. Eserde, artık Galatasaray Meydanı’nda toplanmalarına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri’ni görebilmek, ellerinde taşıdıkları fotoğrafları fark edebilmek için dikkatlice bakmak gerekiyor. Oradalar mı, değiller mi şeklinde bir şüphe yaratan eser, son zamanlarda yaşananlarla birlikte anlamını artırıyor. Bugün o meydan sadece cumartesi günleri değil, tüm hafta boyunca polis barikatlarıyla çevrili. O meydan her ne kadar şimdi insansızlaşsa, haftalardır Cumartesi Anneleri orada barışçıl eylemlerini yapamasalar da, sergi bize kayıp yakınlarının meydanın zihnine işlendiğini gösteriyor.

[Haber görseli]

23 Kasım’da performans

Sağınıza döndüğünüzde ise iki boş mikrofon ve arkalarında da sönüp şişen bir araba görüyorsunuz. Çalışma hakkında tek kelime edilmeden kafanızda acı verici anlar canlanıyor. Anlatılırken de o aklınıza gelenlerin doğru olduğunu görüyorsunuz. Melis Tezkan ve Okan Urun’un “biriken” adlı yerleştirme ve performansı, ikilinin 90’lı yıllara denk gelen lise hayatında akıllarında kalan katliamları, suikastları konu ediniyor. Tezkan ve Urun, serginin açılışında kendilerine göre o yılları anlattıkları 10 dakikalık vurucu bir performans da sergilemişti. İkili, 23 Kasım Cuma akşamı saat 18.30 ve 19.00’da aynı performansı tekrar sergileyecek.

Küratörlüğünü Çelenk Bafra’nın yaptığı sergide resim, heykel, yerleştirme, fotoğraf, video, ses ve performans yoluyla yapılmış eserler bulunuyor. Cumartesi Anneleri’nin ağırlığını hissettirdiği sergide ayrıca, okulun efsane müdürü şair Tevfik Fikret de birkaç yerde anılıyor. Galatasaray Lisesi’nin Fikret tarafından tasarlanan ve kullanılan müdür odası, günümüzde hâlâ o günkü haliyle korunuyor. Sanatçı Hera Büyüktaşçıyan da sergiye, odanın bir gül bahçesini andıran gül sarmaşığı desenli duvar motiflerini taşımış. Büyüktaşçıyan’ın kareli defterle oluşturduğu “Gül Bahçesinin Ardı” isimli “U” şeklindeki yerleştirmesi de serginin dikkat çeken eserlerinden. Büyüktaşçıyan’ın hemen yanında lisenin içindeki ekosistem çeşitliliğini anlatan Elvan Alpay’ın etkileyici kolajı yer alıyor.

[Haber görseli]

Bugünden geleceğe...

Serginin sonlarına doğru ise Cemal Emden’in “Ağaçlı Yol” isimli çalışması ilk bakışta etkiliyor. Galatasaray Lisesi binasının giriş kapısının yüksek ağaçların yeşil yapraklarının arasından uzakta görüldüğü, birçok fotoğrafın baskı tekniğiyle bir araya getirilerek oluşturulmuş eser, betona hapsolmuş şehrin göbeğinde, böyle bir ortamda okuyan öğrencilerin ne kadar şanslı olduklarını düşündürüyor. “Mektep Meydan Galatasaray” sergisinde bu isimlerin yanı sıra Antonio Cosentino, Burak Delier, Hasan Deniz, Ali Kazma ve Vahit Tuna’nın da dikkat çekici eserleri de bulunuyor. Sergi, sanat tarihsel bir seçki sunmak yerine bugünden bakarak geleceğe yeni üretimler bırakmayı hedefliyor.